Şişmanlık (Obezite) ve Kilo Kontrolü
Boya göre normal kilo aralığı, beden kitle indeksi (BKİ) formülü ile hesaplanır (kilo bölü metrekare olarak boy (kg/m2)). BKİ normal aralığı, kadınlarda 18.5-24 kg/m2, erkeklerde 19-25 kg/m2dir. Normal ile 29.9 kg/m2 arası kilolu, 30 kg/m2 ve üzeri tıbbi olarak şişman (obez) olarak tanımlanır.
Vücutta kilo alma verme dengesi matematiksel bir süreç olarak işlemez. Çünkü insan bedeni, hayatta kalmak için, enerji depolayacak şekilde tasarlanmış bir sisteme sahiptir. İştah kontrolünü, kalori harcanmasını etkileyen çok faktör vardır. Biz ise bunların ancak bir kısmını kontrol edebiliriz. Kilo almak çoğu kişi için kolay, vermek yine çoğunluk için zordur. Kilo almaya yatkınlık yaratan bazı hormonal bozukluklar vardır. Kilo problemi olan kişi öncelikle öykü ve fizik muayene ile değerlendirilir, sonra eğer gerek görülürse bu problemlere yönelik tetkikleri istenebilir. Genellikle kilolu ya da şişman olmak, hareketin az olduğu ve yüksek kalorili hızlı tüketilen besinlerin tercih edildiği modern hayat tarzının getirdiği olumsuz bir sonuçtur ve tüm dünyada artık yaygın bir sağlık sorunudur. Kilo alma ile beraber zamanla ona eşlik eden karaciğer yağlanması, yüksek kan basıncı ve yüksek kan şekeri gibi problemler de tabloya eklenebilir.
Yıllardır çeşitli beslenme akımları ortaya çıkmış olmakla beraber, büyük ve uzun süreli takip çalışmalarının sonucunda sağlıklı olmak ve kalmak için önerilen temel beslenme şekli halen Akdeniz tipi diyettir. Akdeniz tipi diyette temel olarak kuru baklagiller, balık, sebze ve meyve ile beslenmek esastır. Ancak sağlıklı gıdalarla beslenerek de kilo almak mümkündür. Kilo alma – verme döngüsünde esas olan vücudun günlük kalori ihtiyacıdır. Alınan ihtiyaç fazlası kalorinin sağlıklı besinden geliyor olması kilo almaya engel olmaz.
Yetersiz uyku süresinin ve kalitesiz uykunun iştah açtığı, yemek yemeyi ve dolayısıyla kiloyu artırdığı da bilimsel olarak gösterilmiştir. Özellikle son on yıldır yapılan çalışmalardan, yetersiz uyku yanında günışığı ile uyumlu olmayan hayat tarzının da indirekt yollarla kilo alımını kolaylaştırdığını biliyoruz. Yetersiz uykunun kalori dengesi üzerine etkileri iki yönlüdür. Yetersiz uyku günlük kalori harcanmasını yaklaşık 100 kalori artırmakla beraber, iştahı açıp, yemeyi de artırarak günde yaklaşık 250 kalori fazlasına, dolayısıyla kilo alımına sebep olmaktadır. Ayrıca yetersiz uyku ile iştah hormonlarında meydana gelen değişikliklerin, öncelikli olarak sağlıksız gıdaların tercih edilme ihtimalini artırdığı gösterilmiştir. Bu nedenle kilo kontrolü için temiz beslenme, düzenli egzersiz yanında erken saatte ve yeterli uykuya da dikkat etmeliyiz.
Bir kişi kilo aldıkça iştahı ve kilo almaya yatkınlığı artar. Bu durum, kilo fazlası olan ve kilo vermeye çalışan pek çok kişinin vurguladığı bir sorundur. Yapılan çalışmalarda bunun önemli bir sebebinin, artan kilo ile beraber beyinde açlık ve tokluğu kontrol eden merkezin bulunduğu “hipotalamus” bölgesinde yapısal değişikliklerin gelişmesi olduğu gösterilmiştir. Hem çocuk hem erişkin obezitede hipotalamusun yapısındaki değişmeye paralel olarak kişinin yağ dokusu artışına ve şeker hastalığına yatkınlığı da artmaktadır. Bu bilgiler ışığında hem kilo vermenin hem de kilo verdikten sonraki aşamada kilo kontrolünün neden zor olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bu nedenle sağlıklı ve ihtiyacımız kadar kalori alarak beslenmek ve düzenli egzersiz yaparak kilomuzu korumaya çalışmak, kilo kontrolü açısından uzun vadede en başarılı yöntem olarak görünmektedir.



