Lipid Metabolizması ve Hastalıkları
Ateroskleroz (damar sertliği) kalp krizi, inme ve bacak damarlarında tıkanmanın temel nedenidir. Damarlarda oluşan plaklarda kolesterolün anahtar rol oynadığı gösterilmiştir. Kolesterol ve trigliseridler suda çözünmediğinden plazmada proteinler aracılığı ile (lipoprotein) taşınırlar. Vücutta temel olarak yedi tip lipoprotein (LDL kolesterol, HDL kolesterol, VLDL kolesterol, trigliserid gibi) olmakla birlikte lipoprotein metabolizması oldukça karmaşık çalışan bir sistemdir. Plazmada kolesterol ve trigliserid düzeylerini temel olarak kişinin genetiği, beslenmesi ve egzersiz miktarı tayin eder. Genetik olarak ciddi düzeyde LDL kolesterol yüksekliği olan ailelerde erken yaş kalp hastalıklarının görülmesi nedeni ile LDL kolesterolün aterosklerozda önemli rol oynadığı anlaşılmıştır. Tam tersine LDL kolesterol düzeyinin düşürülmesinin, kalp damar hastalık riskini azalttığı uzun vadeli takip çalışmaları ile gösterilmiştir. HDL kolesterolün damar sertliğini önleyici etkisi olduğu bilinmektedir. Uzak dokulardan ve damarlardaki köpük hücrelerinden kolesterolü karaciğere taşır. Ancak yapılan çalışmalarda yüksek HDL kolesterol düzeyleri olan kişilerin kalp damar hastalıklarından korunamayabileceği de görülmüştür. Lipid yüksekliğinde kişinin tedavi plânı, sadece rakamlara bakarak değil, ek kalp damar hastalığı risk faktörleri (şeker hastalığı, bilinen damar hastalığı gibi) olup olmamasına göre çizilir.



