Kemik Kaybı (Osteoporoz) / Kalsiyum Eksikliği ve Yüksekliği

“Senil osteoporoz (yaşlanmaya bağlı kemik kaybı), bir çocukluk çağı hastalığıdır” – Charles E. Dent.
Kemiğin yapı taşı kalsiyumdur ve doruk kemik kütlesine 25-30 yaş aralığında ulaşılır. Bu yaşa kadar alınan tüm kalsiyum kemiklerde depolandığından kişinin çocukluktan itibaren günlük yeterli kalsiyum alması, ileri yaştaki kemik sağlığı açısından büyük önem taşır. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Derneği’miz 19-50 yaş arası 1000 mg/gün, 50 yaş sonrası ise 1200 mg/gün elementel kalsiyum alınmasını önermektedir. Gıdanızla günlük yeterli kalsiyum alıp almadığınızı Uluslararası Osteoporoz Vakfı (IOF) hesaplama sisteminden, (dil seçimi yaparak Türkçe) kontrol edebilirsiniz (http://www.iofbonehealth.org/calcium-calculator).

Kemik sağlığı ve gücü için D vitamininin yeterli miktarda bulunması şarttır. En iyi D vitamini kaynağı güneştir. D vitamini güneş ışığının ultraviyole dalgaları ile ciltte üretilir. Ancak yeterli süre güneş ışığına çıkmadığımız takdirde kanda bakılan D vitamini düzeyleri düşük çıkabilir. O zaman D vitamini tedavisi plânlanır.

Bir kişide büyük kemiklerde bir kırığın olması, tekrar kırık olma ihtimalini kesinlikle artırmaktadır. Bu nedenle kemik kırığı olan kişilerin kırık iyileştikten sonra mutlaka endokrinolojiye başvurmaları gerekmektedir. Kemik kırığına yol açabilecek ek bir hastalıkları olup olmadığı değerlendirildikten sonra tetkiklere göre gerekli ise bu kişilere kemik güçlendirici ilaç başlanır. Belli bir yaştan sonra hem kas güçsüzlüğü hem kemik kaybı geliştiğinden, kişinin hem düşme riski hem de düştüğünde kemik kırığı yaşama riski artmaktadır. İleri yaş grubunda yaşanan kalça kırıklarında ilk yıl içinde ölüm riski, yaklaşık %20-30 oranında bildirilmiştir. Bu nedenle kemik kırığı iyileşen kişilerin beslenmesine dikkat etmesi, düzenli egzersiz yapması, hem de kemik güçlendirici ilaç tedavisi konusunda risk değerlendirmesi için endokrinolojiye başvurmaları büyük önem taşımaktadır.

Kalsiyum Eksikliği ve Yüksekliği

Kalsiyum insanda kas iskelet fizyolojisi için çok önemlidir ve kemiğin temel yapıtaşıdır. Bu nedenle kanda kalsiyum düzeyleri vücutta çok ince bir şekilde ayarlanır. Bu ayarlamada tiroid bezine komşu olarak yerleşmiş milimetrik büyüklükte genelde dört adet bulunan paratiroid bezler ve onların salgıladığı parathormon (PTH) önemli rol oynar. Ancak PTH yanında D vitamini de kanda kalsiyum düzeylerini etkiler.

Kişinin günlük kalsiyum alımı yeterli olmasa bile PTH her zaman serum kalsiyum düzeylerini normal aralıkta tutarak, kas iskelet sistemi ve kalp kasılmasının normal bir şekilde devamını sağlar. Paratiroid bezlerin iyi huylu (paratiroid adenom), nadiren de kötü huylu tümörleri kanda kalsiyum düzeylerini yükseltir. Bu durumda böbrek taşı oluşumu ve kemik kaybına neden olabilirler. Tam tersine kimi zaman boyun ameliyatları sonrası, bazen de paratiroid bezin bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıkları sonrası PTH salınımı azalır. Bu durumlarda kalsiyum seviyesi kanda normal aralıkta tutulamayabilir. Bu kişilerde kas güçsüzlüğü, ellerde uyuşma, kas krampları, nöbet geçirme gibi bulgular olabilir. Kalsiyum metabolizması bozukluklarında ve kemik kaybı (osteoporoz) durumunda, bunlara yol açabilecek nedenlerin detaylı araştırılması için hastanın mutlaka bir endokrinolog tarafından değerlendirilmesi gerekir.