Tiroid Nodülü ve Tiroid Nodül Biyopsisi

Tiroid nodülleri tiroid bezi içinde oluşmuş çeşitli büyüklükte yumrulardır. Erişkinlerin yaklaşık %60’ında bir veya daha çok sayıda tiroid nodülü olduğu düşünülmektedir. Bu nodüllerin büyük kısmı 1 cm.den daha küçük olduğundan genellikle muayenede değil tiroid ultrasonografisi sırasında tespit edilirler. Tiroid nodüllerinin %90-95’i iyi huyludur. Ancak yüksek risk özellikleri taşıyan nodüllerde kötü huylu olma ihtimali çeşitli çalışmalarda %26-87 arasında değişen oranlarda bildirilmiştir. Nodülün iyi ya da kötü huylu olduğu ancak biyopsi yoluyla anlaşılır. Bunun için bütün tiroid nodüllerine biyopsi yapılması gerekmez. Hangi nodüllere biyopsi yapılması gerektiği kılavuzlarca belirlenmiştir. Ülkemizde Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği’mizin Tiroid Hastalıkları Kılavuzu’nda önerdiği kriterlere göre nodül yaklaşımımızı belirlemekteyiz. Buna göre tiroid ultrasonografisinde belli risk kriterlerine sahip nodüllere tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi (TİİAB) yapılır. Biyopsi işleminde ince bir iğne ile nodülden hücre örneği alınıp cama yayılır ve bu yayma patolog tarafından mikroskopta incelenir. Biyopsi yapılması, nodül kötü huylu ise, hastalığın yayılmasına sebep olmaz, tam tersine erken teşhis için elzemdir. TİİAB patoloji raporları Bethesda adı verilen uluslararası bir sistemle sınıflandırılır ve altı şekilde olabilir; iyi huylu, şüpheli, kötü huylu, folliküler neoplazi / folliküler neoplazi şüphesi, önemi belirsiz atipi / önemi belirsiz folliküler lezyon, tanısal olmayan materyal. Endokrinoloji uzmanı biyopsi sonucuna göre takip veya ameliyat kararını verir. Ameliyat gerekmiyorsa hasta tiroid ultrasonografisi ile belli aralıklarla takip edilir. Ameliyat gereken hastalar genel cerrahi uzmanı tarafından ameliyat edildikten sonra tiroid hormon ilaç dozu ayarlanmak üzere yine endokrinolojinin takibinde kalır.